1 Temmuz 2008 Salı

Bulls Rose'u kaptı



Chicago Bulls Draft lottery'de az olan şansına rağmen 1. sırayı kapmıştı.Herkesin kafasında artık tek bir soru oluşmuştu.Michael Beasley'mi Derrick Rose'mu.
Michael Beasley'i isteyenler takımın pota altı eksikliğini öne sürüyorlardı.Derrick Rose diyenler ise oyuncunun potansiyelini.Bu tartışmaların sonunda Chicago
Derrick Rose'u seçti.Durumu henüz belli olmayan Ben Gordon için de bize ipucular veriyordu.

Son senelerde berbat yönetilen Bulls'un bu sene ki seçimleri başarılı.Takımdaki potansiyelli uzunları düşününce Michael Beasley'i seçmek saçmalık olurdu.
Derrick Rose harika bir fiziğe sahip.Çok atletik ve yaratıcı.Savunması da çok iyi.Ellerinin hızlı olması ona büyük avantajlar sağlıyor.Top hakimiyeti çok iyi.
Bire birde savunulması çok zor bir oyuncu.Ayrıca savaşçı bir oyuncu.

Kötü yanlarının başlıcası ise şutlarının bi guarda göre kötü olması.Buna ve atletikliğine rağmen boyalı alana girmeyi pek düşünmüyor.

3 tane 2.tur hakkı verilen Ömer Aşık'ın ise ileride çok iyi bir oyuncu olması bekleniyor.Ama şu an Fenerbahçe Ülker ile 2 yıl daha kontratı var.Bu kontratı
bittiğinde şansını denemeli.Euroleauge blok kralı Ömer'in savunması çok iyi.Ama hücümunu geliştirmesi gerekiyor.Ve biraz daha vücüdunu geliştirmesi gerekiyor.
Pota altı zayıf olan Bulls için akıllıca bir hareket.

Drafttan memnun olan Bulls taraftarlarının aklında tek bir soru var.Vinny Del Negro mu?O da kim?

29 Haziran 2008 Pazar

TBF'den Açıklamalar

Türkiye Basketbol Federasyonu, yaptığı Yönetim Kurulu Toplantısı’nda 2007-08 sezonu liglerinin tescili, Beko Basketbol Ligi takım sayısı, Avrupa Kupaları’nda mücadele edecek takımlarımız, transfer takvimi, ve sicil-lisans konularını görüşerek karara bağladı.

Bundan çok değil, 3 ay önce Turgay Demirel Play-out getirerek ligdeki takım sayısını arttıracaklarını, takım sayısını 18 e çıkaracaklarını söylüyordu.

Yapması planlanan Play-out sistemi şöyle olacaktı:

Alpella ve TTNet Beykoz takımları ile Adana'da 2. lig takımları arasında yapılacak Final Four sonrasında elenen iki takım arasında yapılacak play-out sonunda iki takım Beko Basketbol Ligi'ne dahil edilecekti ve lig 18 takımlı bir hal alacaktı.

Ancak yapılan toplantıda ligdeki takım sayısının 16 da kalacağı belirtildi. Bunun nedeni ise ligin istikrarının ve 2007-08 sezonunda yakalanan ivmenin korunması ve kalite düzeyinde süreklilik sağlanmasıymış. Eh peki biz bunu yedik mi? Tabii ki hayır.. Daha 2-3 ay önce ne diyordu Turgay Demirel, şimdi ne diyor.. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı’na ben bunu yakıştıramadım.. Şimdi oldu ki seneye sen bu sistemi getirdin, o zaman ne diyeceksin? 1 senede mi kalite düzeyinde süreklilik sağlanmış olacak? Maalesef kendiyle çelişiyor Turgay Demirel.

Avrupa Kupaları’nda mücadele edecek takımlarımız 1-2 değişiklik dışında aynı. Geçen sene 1 takımla katıldığımız FIBA Eurocup’a bu sene 2 takımla katılıyoruz. Geçen sene de katılan Bandırma Banvit’e bu yıl Antalya Belediyesi’de eşlik edecek. Bunun dışında bayanlarda Beşiktaş’ın özel bir durumu var. Beşiktaş Cola Turka bayan basketbol takımı FIBA tarafından “wildcard” verilmesi durumunda FIBA Bayanlar Euroleague’de, “wildcard”ın verilmemesi durumunda ise FIBA Bayanlar Eurocup’da mücadele edecek.

Ayrıca tüm Türkiye Basketbol Ligleri’nde transfer döneminin 1 Temmuz tarihinde başlanmasına karar verildi.

28 Haziran 2008 Cumartesi

Galatasaray'da Belirsizlik

Galatasaray-Türk Telekom birleşmesi hakkında medyada, internette pek çok şey yazıldı, çizildi. İki taraftan da uzun bir süre açıklama, yalanlama gelmeyince medyada çıkan haberlerin doğruluk payı daha da arttı, ancak Türk Telekom CEO’ su Paul Doany son noktayı koyarak, birleşmenin olmayacağını söyledi. Yaptığı açıklamada Galatasaray’ın birleşmek için ısrarda bulunduğunu belirtmiş, Türk Telekom tarafı sadece görüşmek için İstanbul'a gelmiş. Görüşmelerde birleşme olmayacağını belirtmişler ama Galatasaray ortalığı karıştırmış.

Habere göz atmak isteyenler için:

http://www.turkbasket.com/erkbl_detay.asp?m=999&hid=39926

Fatih Solak, Aliağa Belediyesi ile sözleşme imzalamış. Zaten hemen hemen hiç süre bulamıyordu Galatasaray’da. Kendisi için hayırlı olmuş, orada daha fazla süre alabilir.

Galatasaray Basketbol Şube Sorumlusu Ahmet Dedehayır'ın açıklamalarına göre Kaya Peker ile görüşülüyormuş. Bu transferin olma ihtimali de bir hayli yüksek görünüyor.

Galatasaray-Türk Telekom birleşmesi ile beraber belki de gündemi en çok meşgul eden Erman Kunter defteri de kapandı. Önce işin %99 bittiği ve imzaların atılacağı söylendi, ancak son anda Erman Kunter gelmekten vazgeçti ve sürpriz bir şekilde Erman Kunter-Galatasaray birlikteliği gerçekleşmedi.

Murat Özyer’in de Beşiktaş’a geçmesi ile Galatasaray’da tam anlamıyla bir belirsizlik söz konusu. Yabancı oyunculardan Dee haricinde hangisinin gidip, hangisinin kalacağı belirsiz, yerli-yabancı resmileşmiş transfer haberi yok, Murat Özyer takımdan ayrıldı ve yeni gelecek koç hakkında hiçbir bilgi yok. Umarım bu belirsizlikler, karışıklık bir an önce son bulur ve geçen sene lige ciddi anlamda renk katan Galatasaray önümüzdeki sezona da iddialı bir giriş yapabilir.

Jefferson Bucks'da



New Jersey Nets’in önemli yıldızlarından Richard Jefferson bu sezon Milwaukee Bucks forması giyecek.

Jefferson’ı ani bir takasla takımına alan Bucks, karşılığında Çinli oyuncu Yi Yanlian’i ve tecrübeli oyuncu Bobby Simmons’i gönderdi.

Çinli oyuncudan beklentilerin büyük olduğunu vurgulayan NJN Başkanı Rod Thorn; Yi’nin çok özel bir oyuncu olduğunu düşünduklerini, ayrıca iyi bir şutörü takıma ekleyerek, pota altına müthiş bir katkı yaptıklarını ifade etti.

Milwaukee GM’i John Hammond ise; Jefferson’in çalışkanlığıyla öne çıkmış bir oyuncu olduğuny belirterek, azmi ile takımda önemli işler yapacağını söyledi.

2007-2008 sezonunda 66 maçta forma giymiş olan Yi Yanlian, 8.6 sayı – 5.2 ribaunt ortalamalarını tuttururken, Richard Jefferson, 22.6 sayı - 4.2 ribaund – 3.2 asist ortalamalariyla iyi bir sezon geçirdi. Sakatlıklarla boğuşan ve 12 maç kaçıran Bobby Simmons ise 7.6 sayı - 3.2 ribaund – 1.1 asist ile oynadı.

Böylece, New Jersey Nets takımına pota altı ve guard desteği sağladı. Yanlian’in genç olduğunu ve zamana ihtiyacı olduğunu unutmamak gerek. Elbette Nets’de Carter’ın yanında iyi işler yapacaktır.

Bucks’da Jefferson ise, Redd’e büyük bir rahatlık sağlamış olacak. Redd’e gelen baskıyı hafifletmek için çok iyi bir firsat.

Bakalım yeni sezon 2 takım için nasıl bir başlangıç olacak? Bekleyip göreceğiz…

Jerryd Bayless'ten İddialı Açıklamalar


19 yaşındaki genç oyuncunun 4. sıradan seçilmesi beklenirken 11. sıraya kadar düştü ve draftın hemen ardından Ike Diogu ile birlikte 13. draft seçimi Brandon Rush, Jarrett Jack ve Josh McRoberts karşılığında Portland'ın yolunu tuttu. Bayless, bu duruma oldukça içerlemiş olacak ki, kendisini seçmeyen 10 takıma nasıl bir hata yaptıklarını göstereceğini söylemiş. Oyun stili olarak Monta Ellis'e benzetilen 1 ve 2 numara pozisyonlarında oynayan Bayless, her iki pozisyonda oynayabilecek misin sorusu üzerine: "Oynayamayacağımı düşünenler çıldırmış olmalı. Şimdi yanlış yaptıklarını kanıtlamam gereken 10 takım var." dedi.

Bayless, her ne kadar Monta Ellis'e benzetilse de bu yaptığı açıklamalar sonrası, bir zamanlar yine Arizona forması giyen Gilbert Arenas'la karşılaştırılacak gibi görünüyor. Her iki oyuncun bir başka ortak özelliği de giydikleri "0" numaralı forma. Bayless, kendi şutunu yaratabilen, ilk adımı çok iyi, bencillikten uzak oyun yapısı ve şutuyla öne çıkıyor. Pozisyonunun belirsizliği, topsuz oyunu pek sevmemesi ve kimi zaman topla çok fazla oynaması da şu anki eksileri olarak söylenebilir.

Murat Özyer Beşiktaş'a

Sabah Gazetesi’nin bugünkü haberine göre Beşiktaş Cola Turka, Murat Özyer’i takımın başına getirmiş. İmzaların da pazartesi günü atılacağını yazmış.

Habere ilk olarak Beşiktaş taraftarı gözünden bakalım. Murat Özyer 2 senedir Beşiktaş’ın ezeli rakiplerinden Galatasaray’da çalışmış, Galatasaray Lisesi mezunu ve koyu bir Galatasaray taraftarı. Murat Özyer’e bu özelliklerinden dolayı burun kıvrılıyor, Beşiktaş taraftarının büyük bir kesimi tarafından. Ancak Özyer'in saha içi ve dışındaki centilmenliği, rakip takıma saygısı rakip takım taraftarlarının ona nefret beslemesine engel oluyor belki de.

Murat Özyer’in kariyerine bakalım bir de. 1993-2006 yılları arasında tam 13 yıl boyunca Ülkerspor’da yardımcı antrenörlük yaptı. 2005-2006 sezonunun ortasında Ergin Ataman’ın takımdan ayrılmasının ardından koçluk görevine getirildi. Sezon ortasında aldığı takımı da şampiyonluğa ulaştırarak kendini herkese gösterdi.

Ülkerspor’da geçirdiği başarılı sezonun ardından 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında Galatasaray Cafe Crown’da görev yaptı. 2006-2007 sezonunda play-off yarı finalinde Fenerbahçe’ye 3-0 elenirken Murat Özyer ve takımı iyi bir sezon geçirirken ve alkışı toplarken, 2007-2008 sezonuna daha büyük yatırım ve hedeflerle giren takımın çeyrek finalde Türk Telekom’a 3-0 ile elenmesi büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Aslında hiç de kötü başlamamıştı sezon Galatasaray Cafe Crown ve Murat Özyer adına. İlk yarıyı 12 galibiyet ile ligde lider, ULEB Cup’da gruptan çıkmayı garantilemiş şekilde kapatmıştı Galatasaray. Sezonun ikinci yarısında ULEB Cup’da başarısını devam ettirirken lig maçlarında inanılmaz bir düşüş yaşandı. ULEB Cup’da yarı final oynayan takım, ligde ikinci yarı tam 8 maç kaybetmişti ve deplasmanda oynadığı 7 maçta sadece 1 galibiyet alabilmişti. Ligdeki bu kötü gidiş play-offlara da yansımıştı ve Galatasaray Cafe Crown sezonu erken kapatmıştı.

Kısaca özetlemek gerekirse Murat Özyer’in kariyerini böyle. Zaten genç bir çalıştırıcı ve koçluk kariyeri daha yeni başlamış bir isim. 3 yılda yaptıkları hiç de fena sayılmaz. Özellikle kariyerinde henüz 3.yılında, bir takımı Avrupa Kupaları’nda yarı final oynatmak büyük başarı. Ancak en büyük eksiği de stres dolu son dakikalarda doğru tercihleri, hamleleri yapamaması. Ligdeki birçok maçta son dakikalarına kafa kafaya girilen maçlarda Galatasaray hemen hemen hiçbir zaman kazanmayı başaramadı. Bu belki biraz da Galatasaray’da böyle anlarda sahneye çıkabilecek oyuncu olmamasından da kaynaklanıyor tabii ki ama Murat Özyer’in de burada hatası olduğunu söylemek gerekir. En son örnek Türk Telekom serisi. Serideki 3 maçta da son 2-3 dakikaya eşit skorlarla girilirken Galatasaray’ın geride kalan dakikalarda oynadığı oyunla çok alakasız son 2-3 dakika oynaması Galatasaray’ın sonunu erken getirmişti. Hele ki hiçbir zaman son toplarda doğru düzgün tercihler yapamayan Dee Brown’a defalarca son topları vermesi ve her seferinde bu toplarda hiç bir şey üretilememesi…

Bir Galatasaray taraftarı olarak eksikleri ve yanlışları olduğunu düşünüyorum ama kazandırdığı başarılar ve duruşuyla kendini benim gibi her Galatasaray taraftarına sevdirdi. Başarılı olmasını ümit ediyorum.Beşiktaş transferlerini tamamlayıp, kadrosunu oturttuğunda Beşiktaş ve Murat Özyer’in yapabilecekleri hakkında daha net şeyler söyleyebiliriz.

Bulls, Aşık'tan Umutlu


Chicago Tribune'ün haberine göre, kontratı nedeniyle en az iki yıl daha NBA'e gidemeyecek olan Ömer Aşık, Bulls yönetimini o kadar etkilemiş olacak ki 3 ikinci tur seçimine karşılık hakları Bulls tarafından alındı. Bulls oyuncu izleme komitesi ilerleyen yıllarda Ömer Aşık'ın "lottery pick" dedikleri ilk 14 sıra seçimleri kadar iyi bir oyuncu olacağını düşünüyor. GM John Paxson yaptığı açıklamada; "Birinci tur ayarında bir yeteneği ve bizi heyecanladıran bir stili var. Draftta seçmeyi düşündüğümüz iki oyuncu vardı ve ikisini de seçtik." Bilindiği gibi Bulls, draftın birinci sırasından Derrick Rose'u seçmişti.

Ömer'in son iki yıldaki gelişimini gözümüzde canlandırırsak, iki yıl daha Avrupa'da oynadıktan sonra Bulls'un tahmin ettiği gibi bir pota altı canavarına dönüşmesi pek de uzak bir ihtimal olarak görünmüyor. Şu anda uzun oyuncu sıkıntısı çeken Bulls'un iki yıl sonraki kadrosu nasıl olur bilinmez ama uzun oyuncular her zaman için bir ihtiyaç ve ağaçta yetişmiyorlar. Üstelik Ömer'in en büyük artısı savunması ve Denver dışında savunma yapılmamasını isteyen bir organizasyon henüz yok. Pota civarında patlayıcı bir oyuncu olan Ömer, bir uzun için çok iyi olan top hakimiyeti(bkz. Gasper Vidmar), yardım savunması, blokları, ikili oyunlardaki hızı ve ayak çabukluğuyla bu ligin önemli görev adamlarından biri olabilir. Ömer'in önünde aynı yollardan geçmiş ve All-Star'a kadar yükselmiş bir Mehmet Okur örneği var. Yeter ki Bogdan Tanyevic'in rüzgarına fazla kapılmadan iki yıl sonra şansını denesin. Şu andaki potansiyeli ve iş ahlakı ile belki de yıllarca All-Star'ın gediklilerinden olacak bir oyuncu var karşımızda. Bunun için doğduğunu unutma Ömer.

Yuhalanma ve Ardından Başlayan Kariyer




Danilo Gallinari

1988 - İtalya

2,02


Danilo Gallinari, Avrupa çapında bir yıldız oyuncu değil. Euroleague’i veya Serie A’yı sıkı takip eden kişilerce tanınan bir genç yıldız adayı sadece.

Otoriteler, 2008 draftına katılacağını açıklamasının ardından ilk 10 sırayı uygun görmüştü bu genç İtalyan için. Gallinari’nin yeteneklerini Euroleague maçlarına bakarak tartmak fena bir yöntem olmaz. Henüz 20 yaşındaki genç forvet 07-08 sezonu ortalamaları yaklaşık 15 sayı 4 ribaund 2 asist 1,5 top çalma. Fransız yaygarası Batum’un ortalamaları 8,5 sayı 3,5 ribaund 2,5 asist ama kendisi için bir kaşık suda koparılan fırtına onu tüm dünyada tanınır hale getirmişti. Gallinari normal sezonu sayı krallığında 16.sırada tamamlamıştı. Bu organizasyonda yabancı oyuncuların ne kadar ön plana çıktığınıda düşürseniz ne kadar önemli bir skor katkısı verdiği daha net anlaşılabilir. 3 sayılık atışlarda %30’un biraz üzerinde isabet oranı var ama geliştirmesi için önünde çok uzun zamanı var 2,02’lik oyuncunun. Euroleague kariyerinin son anekdotunu ekleyeyim, 07-08 sezonu genç oyuncular Mvp’si Gallinari.

Nba draftında 6.sıradan seçme hakkı bulunan ve İtalyan asıllı coach D’antoni’yi başa getiren New York Knicks takımının draftın gözdelerinden birini seçeceğine kendisini o kadar inanmış taraftarları bu genç – belki de ilk kez duydukları – İtalyan oyuncuyu yuhaladılar. Hemde tüm dünyanın gözü önünde Madison Square Garden’da. Bu büyük şok karşısında şaşırıp kalan Gallinari sağ duyulu bir açıklama yaptı ve olayı büyütmedi. Şimdi yaz boyunca 08-09 sezonunda kendi taraftarlarına nasıl yaranacağını mı nba kariyerini hangi yöne çekeceğini mi düşünecek, bilemiyoruz. Bu durumda kalan bizim oyuncularımızdan biri olsa çoğumuz ateş püskürürdük, belki oyuncumuz gurur yapar ve geri dönerdi. İtalyanlar az çok bize benzeyen insanlar. Umarım Gallinari bunun üstesinden çok rahat gelir ve çok yönlü oyunuyla nba’in Avrupalı yıldızlarından biri olur. Çünkü Akdeniz Avrupa’sı yanında ve ona güveniyor…

27 Haziran 2008 Cuma

Bayanlarda Galatasaray

Geçtiğimiz sezonda kısıtlı kadrosuyla iyi işler çıkartan Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, önümüzdeki sezonda daha iddialı olacağının sinyallerini şimdiden vermeye başladı.

Napoli’de forma giyen Yasemin Horasan ve Mersin Belediyesi’nden Tuğba Palazoğlu ile sözleşme imzaladıklarını resmi sitelerinden duyurdular.

Yasemin Horasan 2005 yılında Beşiktaş’ın şampiyonluğa ulaşmasındaki en büyük etkenlerden biriydi, aynı zamanda Milli Takım için de çok önemli bir isim. Güçlü fiziği ve üstün basketbol bilgisiyle Galatasaray’a çok önemli katkı sağlayacağı kesin.

Tuğba Palazoğlu’da Yasemin Horasan gibi bir dönem Beşiktaş forması giymiş bir oyuncu. Geçen sezon Mersin Belediyesi’nde müthiş bir performans gösteren Tuğba, saha içindeki hırsı, agresifliği, oyuna her şeyini vermesiyle biliniyor. Ayrıca hızlı ve dış şutlardaki başarısı muazzam (07-08 sezonunda %50 üçlük yüzdesiyle bu alanda en iyiydi). Galatasaray’ın kaliteli oyunculara sahip olduğu bir bölge ama oraya takviyenin gerektiği şüphesizdi. Çünkü guard pozisyonundaki Esra Şencebe ve Işıl Alben alternatifleri olmadıkları için çoğu kez 40 dakika oyunda kalmak zorunda oluyorlardı.

Ayrıca Galatasaray Kulübü, resmi sitesinde yaptığı açıklamada Sophia Young ve Vickie Johnson ile sözleşme yenilemek için görüştüklerini, Petra Ujhelyi ile de yollarını ayırdıklarını belirtti. Geçen sezonda 3 yabancısından da istediği verimi fazlasıyla alan Galatasaray, Petra’yı Petra’nın Real Madrid aşkı yüzünden kaybetti. Öyle ki Petra’nın çok daha yüksek teklifleri reddedip, Real Madrid’e transfer olduğu belirtiliyor.

TBL'den Kısa Kısa...


Geçen sezonda Kepez Belediyesi formasıyla 6.90 asist ortalaması tutturarak, ligimizin asist kralı olan Hakan Köseoğlu Pınar Karşıyaka’ya transfer oldu. Geçen sene mükemmel oynayan Hakan Köseoğlu’nun Karşıyaka’ya çok önemli katkı vereceği şüphesiz.

Ayrıca Pınar Karşıyaka, Hakan Köseoğlu’nun arkasına da Oyak Renault’un deneyimli guard’ı Ömer Kahyaoğlu’nu getirdi. Ömer geçen sezonda 4.5 sayı ve 1.3 asist ortalamaları tutturmuştu.

Ligimizin yeni ekibi Erdemirspor’da transferlere devam ediyor. Daha çok veteran, tecrübeli oyunculara yönelen Erdemirspor, son olarak geçen sene Beykoz forması giyen Erdal Bibo’yu kadrosuna kattı. Erdemirspor bundan önce Alper Yılmaz ve Özgür Bıyık’ı da transfer etmişti.

Geçen sene lige yeni yükselen ve müthiş bir sezon çıkartan Antalya Belediyesi’nin parçalarından biri olan Arda Urcu Kepez Belediyesi ile sözleşme imzaladı. Arda Urcu’nun takımdan ayrılma nedeni olarak Antalya Belediyesi’nin Arda’ya yaptığı 1 yıllık sözleşme ve jübile teklifi gösteriliyor.

Andre Woolridge Gidiyor


Sezona kötü başlayan ve ilk devrede oynadığı 15 maçta sadece 4 galibiyet alabilen Oyak Renault, ikinci devrede 4 galibiyet sayısını 2 katına çıkararak 8 galibiyet aldı ve 12 galibiyet ile sezonu da 12.sırada tamamladı. Kümede kalma hedefini başaran Oyak Renault bunun yanında, Opel Türkiye Kupası’nda da güçlü rakipleri arasından sıyrılarak final oynamıştı.

Hiç kuşkusuz bu başarıda en büyük pay 3 yabancı oyuncularına aitti. Andre Woolridge 15.6, Monwell Randle 11.6, Richard Chaney 10.2 sayı ortalamaları tutturdular. Geriye kalan 9 Türk oyuncudan 10 sayı ortalamasını tutturan dahi yok. Özellikle 35 yaşındaki Woolridge’in yaptığı sıçrama alkışa değer.

İşte Oyak Renault’un başarısındaki en önemli 3 elemanın başında gelen Andre Woolridge takımdan ayrılıyor. Gösterdiği üstün performanstan dolayı, bir hayli teklif aldı Oyak Renault. Bu ücreti de karşılayamayacakları için istemeyerek de olsa Woolridge’i satmak zorunda kaldılar.

Şüphesiz Andre büyük bir kayıp ama koç Yücel Platin yaptığı açıklamada, kadrolarına 3 yabancı isim katacaklarını söyledi. Eğer Richard Chaney ve Monwell Randle’ı kadroda tutup, yine isabetli yabancılar seçerse Oyak Renault’u önümüzdeki sezon ve sezonlarda neden daha üst sıralarda görmeyelim?